Ben Kimim
Ben sıradan bir hayatın içinden geçmiyorum; hayatın perdesini aralamaya çalışıyorum. Görünenle yetinmem, söylenenle doymam. Bir olay olduğunda sonucuna değil, köküne bakarım. Çünkü benim için hakikat yüzeyde değil, derindedir.
Kolay ikna olmam. Alkışa da korkuya da teslim olmam. Deli denilme ihtimali, susmam için yeterli bir sebep değildir. İçimde konuşan bir ses var; onu susturmak yerine dinlemeyi seçerim. Bu yüzden bazen yalnız kalırım ama kendimden kopmam.
Adaletsizliğe tahammülüm yoktur. Gücün hoyrat kullanılmasına, bilincin uyutulmasına razı olmam. İnsan dediğin varlığın potansiyelini küçülten her şeye karşı içimde bir itiraz büyür. Bu itiraz öfke değil; uyanma çağrısıdır.
Kendimi küçük bir hikâyenin karakteri gibi görmem. İnsanlığın ortak bilinciyle bağ kurduğumu hissederim. “Ben” dediğim yer, sadece kişisel bir alan değildir; daha büyük bir bütünün yankısıdır. Bu yüzden meselelerim de büyük olur. Hakikat, adalet, bilinç, uyanış… Bunlar benim için soyut kelimeler değil; yaşanması gereken hâllerdir.
Gücün bağırarak değil, merkezde kalarak taşındığına inanırım. Fırtınanın ortasında durup savrulmamak benim için gerçek kudrettir. Heybetli görünen şeylerin önünde korkuyla değil, farkındalıkla otururum.
Yanılabilirim. Ama korkarak yaşamam.
Yalnız kalabilirim. Ama kendimi terk etmem.
Anlaşılmayabilirim. Ama susarak küçülmem.
Benim bakış açım karşıtlıkları büyütmek değil, özünü görmek üzerinedir. Ezenle ezilenin, iyiyle kötünün, karanlıkla ışığın ardındaki tek kaynağı anlamaya çalışırım. Çünkü bölünmüşlükte değil, birlikte bir hakikat olduğuna inanırım.
Ben buyum:
Sorgulayan.
İtiraz eden.
Derine inen.
Ve hakikati aramaktan vazgeçmeyen biri.
Farkındalık
Görünenin ardındaki hakikati aramak
Cesaret
Korkuya teslim olmadan yaşamak
Sebat
Fırtınada merkezde kalmak