Aslinda
2 Nisan 2026
Aslında ne yeryüzünde ne de herhangi bir coğrafyada gerçek bir “problem” yok.
Düğümler dışarıda değil, bakışımızın içinde atılıyor.
İnsan, yaşadığı çatışmayı dış dünyaya yansıtır; oysa kaynağı, kendi hakikatini tam göremeyişidir.
Bilincin tek bir yüzü olduğunu sanmak, onu daraltır.
Oysa insan; değişen, çoğalan, bazen çelişen bir varlıktır—bin suretli bir aynadır.
Kusur da insana aittir, erdem de.
Nasıl ki dikensiz bir gül yoksa, hatasız bir insan da yoktur.
İkisi birlikte insanı tamamlar.
Olan, zaten olması gerektiği gibidir.
“Sorun” dediğimiz şey, çoğu zaman anlamlandıramadığımız bir süreçtir.
Belki de zihnin, kendini çözmek ve kendine ulaşmak için kurduğu bir oyundur.