Ben
Ben o rüzgârı, aşk rüzgârı, tanırım
Gül kokulu sesin gibi, hafif ama sarsıcı
Dokundu mu yüreğe, bırakmaz izini
Uçar, akar, gizlice dolanır tüm hücrelere
Hissetmek yetmez bazen,
O rüzgârın geçişini içimde hissetmek gerekir
Ve ben hissederim, en sessiz anlarda bile
Ben o rüzgârı, yalnızca seninle anarım
Dudaklarından süzülen her harf, bir melodi
Kulağımda çınlar, kalbimde titrer
Ve ben, sessizce sana dönerim her seferinde
Bir fısıltı gibi girer kalbime
Ve tüm benliğimle seni ararım
Sanki her hücrem sana bir selam gönderir
O rüzgâr gibi varlığın
Ne durur ne bekler, ama hep gelir
Saklı bahçelerde açar çiçekleri
Ve ben, her defasında yeniden uyanırım seninle
Her yaprağın hışırtısı, her dalın kıpırtısı
Sana dair bir sır fısıldar bana
Ve ben, o sırla nefes alırım
Gül kokulu sesin gibi
Tatlı, ama derin,
Yumuşak ama delip geçen
Her fısıltın, beni sana bağlar,
Beni sana çeker, beni sana döndürür
Ve bazen öyle bir gelir ki,
Ruhumun en derin kıvrımlarında bile
Senin adını yankılar
Bir yankı ki, ne susturulur ne unutulur
Ben o rüzgârı tanırım
O aşkın rüzgârını
Ve her esişinde
Kalbim senin adını fısıldar
Her nefeste, her an, her sessizlikte
Ve rüzgârla birlikte gelir
Hatırlatır bana varlığını
Hatırlatır bana en sessiz hakikati:
Sen varsan, her şey anlam kazanır
Ve ben, o rüzgârın izinde
Hep sana dönerim, hep sana akarım
Her esiş, bir vuslat; her duruş, bir hatırlayış
Ve ben, o rüzgârın içinde kaybolurken
Seninle bütünleşirim
Gül kokulu sesinle nefes alırım
Ve anlarım ki aşk, rüzgâr gibi
Gelir, geçer, ama iz bırakır
Ve ben, o izlerde
Sonsuza dek seni tanırım, seni taşırım.