Ya sen
Yaa, sen Allah’ı anladıysan
Ne boşluk korkutur, ne zaman hapseder
Her adımın kutsal bir iz bırakır
Ve her nefesin ibadet olur sessizce
Zamanın akışı bile seninle uyar
Ve mekan, kalbinle birleşir, bütünleşir
Sen anladıysan O’nu,
Dünya bir gölge, rüzgâr bir fısıltı
Gözlerin görür, kulakların duymaz
Ama kalbin bilir, varlığıyla hisseder her şeyi
Her taş, her yaprak, her damla yağmur
Sana O’nun varlığını fısıldar
Ve sen susarsan bile, her şey konuşur
Ah, sen O’nu anladıysan
Acı bile tatlı gelir, zorluk bile bir öğretmen olur
Kırılan kalbin her parçası nur olur
Ve en derin karanlık, en parlak ışığa dönüşür
Her gözyaşı, bir cevher gibi olgunlaşır
Ve sen, her acıda bir bilgelik toplarsın
Sen anladıysan Allah’ı
Hiçbir şey seni sarsamaz, hiçbir şey eksiltmez
Çünkü O, hem başlangıç hem de bitiştir
Ve sen, her şeyin ortasında,
Sadece O’nunla tamsın
Dünya sana bir oyun gibi gelir
Ve oyun içindeki her rol, bir öğretmendir sana
O’nu bilen bilir,
Sevgi ve korku aynı anda var olur,
Ama ikisi de seni şaşırtmaz artık
Çünkü kalbin, bütün hisleri bir potada eritmiştir
Ve sen sadece O’na yönelirsin
Ne geçmiş, ne gelecek…
Sadece O an ve O’na dair her şey
İşte anlama, işte vuslat
Ve işte insanın en derin huzuru
O’nu bilen bilir, her şey O’ndan ibarettir
Ve sen, O’nu anladıysan, artık hiç kaybolmazsın
Toprakla birleşmiş bir tohum gibi
Rüzgârla dans eden bir yaprak gibi
Ve gökyüzüyle birleşmiş bir yıldız gibi
Senin her adımın, her nefesin
Bir dua, bir secde, bir şükür olur
Ve sen fark etmesen de
Evren seninle birlikte O’nu anar
Sen, O’nu anladıysan,
Artık her şey bir anlam kazanır
Ve sen, anlamın ta kendisi olursun…