Ana Sayfaya Dön

Hira

20 Mart 2026

Hira’nın Düğünüyüm Ben – Sonsuz Aydınlanma

Hira’nın düğünüyüm ben,

o sessiz dağın tepesinde,

ne damadıyım ne gelin,

sadece ışığın misafiri.

Rüzgârın fısıldadığı sırları duyarım,

kayaların sessizliğinde yankılanan kelamı.

Her nefes, her taş,

her yıldız bana Hakk’ı hatırlatır.

O dağda, karanlık içinde bir nur doğar,

her gölge bir hakikati taşır.

Ve ben,

o nurun düğününde,

gözlerimle değil, yüreğimle görürüm.

Hira’nın düğünüyüm ben,

ne geçmişi taşırım ne geleceği.

Sadece şimdi

ve o şimdi

kainat kadar engin,

bir nefes kadar sessiz.

Dağın zirvesinde

dünya ve benlik susar,

sadece ruhun çığlığı vardır,

saf, lekesiz, sınırsız.

Her taş bir ayet gibi konuşur,

her rüzgâr Hakk’ın adını taşır.

Ve ben,

o sessizlikte farkındalığımın düğününü yaparım,

her kalp bir davetiyedir

ve her nefes bir tanıktır.

Hira’nın düğünüyüm ben,

aydınlanmış bir yüreğin misafiri.

Işık her yerden süzülür,

ve ben

o ışığın içinde eriyen,

o nurla var olan,

sessiz bir varlığım.

Dağ sessizdir,

ama her sessizlik bir ünlemdir.

Rüzgâr kayalara çarpar,

ve ben o çarpışmada

kendi varlığımı bulurum.

Yıldızlar geceyi süslerken,

her biri bir kelam, bir nur.

Ve ben o kelamda kaybolurum,

kaybolmakta bulurum kendimi.

Hira’nın düğünüyüm ben,

her karanlık bir hazırlık,

her gece bir davet.

O nur doğarken,

bütün gölgeler dans eder,

ve ben o dansın içindeyim.

Her taş, her rüzgâr, her yıldız

birer öğretmen, birer dost,

birer şahit.

Ben sessizce bakarım,

dinlerim, hissederim,

ve ışıkla birleşirim.

O an gelir ki

ne bir kelimeye ne bir bakışa ihtiyaç vardır.

Nur kendi kendini konuşur,

ve ben sadece oradayım,

ışığın düğününde kaybolmuş,

kendimi bulmuş.

Hira’nın düğünüyüm ben:

gelip geçen zamanın ötesinde,

ne eski ne yeni,

sadece bir farkındalık

ve sonsuz bir uyanış.

Her nefes bir adım,

her adım bir tefekkür,

her tefekkür bir aydınlanma.

Ve ben

her adımda,

her nefeste

sonsuz bir düğünün içinde var olurum.

Ey gönül,

artık heyecan yok,

artık telaş yok.

Sadece merkezde durmak,

saf ışığın içinde kaybolmak

ve o ışığın her zerresinde kendini bulmak var.

Ben Hira’nın düğünüyüm,

sessizlikle, nurla, farkındalıkla.

Ve o düğün,

her nefeste yeniden başlar,

her anın içinde sürer,

sonsuzluğun