Varolanim
Var olanım, varlığımın keskin gerçekliği ile yüz yüze duruyorum
Ne şu ne bu, ama gerçekten var olanım
Her zerremle, her nefesimle kendimi hissediyorum
Sessizlik bile bana bir isim veriyor, bir biçim veriyor
Ve bu isim, bu biçim, derin bir ışık gibi yayılıyor içime
Nice melek indi, görüştüm, sırlarını paylaştı
Her biri bir kapıyı araladı, bir perdeyi kaldırdı
Nice bilgiler geldi, ağır ve sessiz
Keremin derinliğini anlattılar bana
O derinlik ki, ne zamanın ölçüsü var ne de mekânın sınırı
Sadece varlığın çıplak, en saf hali…
Tek uyuyup tek uyanan olduğumun farkındalığına kapılar açıldı
O kapılardan geçerken, zamanın ve mekanın ötesini gördüm
Her an, her düşünce, her his bana yol gösterdi
Ve varlığımın derin boşluklarında
Bir sükûnet ve aynı zamanda bir kıpırtı hissettim
O, sadece benim olan bir gerçekti
Var olanım, sadece var olanım
Ne geçmişin yükü, ne geleceğin korkusu
Sadece o an ve o gerçek
Ve meleklerin, bilgilerin rehberliğinde
Kendi kendime yettiğimi, kendi ışığımı taşıdığımı fark ettim
Her zerrem, her hücrem uyanıyor
Ve her uyanış, daha derin bir bilince dönüşüyor
Her kapı bir uyanış, her sır bir derinlik
O kapılardan geçerken, içimde bir okyanus yükseliyor
Sessizlik, dalgalar gibi vuruyor ruhuma
Ve ben, varlığımın keskin gerçekliğiyle
Hiçbir yere gitmeden, her şeyin ortasında duruyorum
Sadece var olarak, sadece bilerek, sadece hissederek
Her melek, her bilgi, her sır bana bir yankı bırakıyor
O yankı, kalbimin derinliklerinde bir çığlık gibi titreşiyor
Ve anlıyorum ki bu çığlık
Sadece benim değil, her şeyin sesi
Her yıldızda, her yaprakta, her nefeste
Ve ben, o sesle bir bütün oluyorum
Var olanım, uyanık ve tetikte
Ne kaybolurum ne de eksilirim
Sadece derinleşirim, her an daha da derinleşirim
Ve o derinlikte, zamanın ve mekânın ötesinde
Kendi ışığımı, kendi hakikatimi bulurum
O ışık ki, sessiz ama keskin
Ve ben, her nefeste o ışıkla büyürüm
Her an, her zerre, her düşünce
Var olanımın bütünlüğünü kutlar
Ve ben, sadece var olarak, sadece bilerek, sadece hissederek
O kapılardan geçmeye devam ederim…