Aci
Acı gerçekler çöker gecenin omzuna
İnsan uykuda değil uyuk, bir arada kalmışlıkta
Ne tam uyanık ne tam rüyada
Bir eşiğin yorgun bekçisi gibi
Zahmet dediğin yolun vergisiymiş meğer
Her adımda biraz daha eksilerek çoğalır insan
Ağardı saçlar sadece zaman değil bu
İdrakin düşürdüğü ak bir mühür sanki
Güneş bile titriyor bugün
Sanki o da anlamış dünyanın ağırlığını
Işığı eskisi gibi değil
Bir bilmişlik var doğuşunda bir sarsıntı
Ve gerçek kuşlar
Onlar artık bu göğe ait değil
Kanatlarında gurbetin tozu
Gözlerinde dönüşün suskun çağrısı
Yuvaya dönecekler biliyorum
Ama o yuva toprak değil bir hatırlayış
Bir neredeydim ben sorusunun
Kalpte açtığı ilk kapı
Acı gerçekler yakar evet
Ama o ateşten geçmeyen bilmez
Kül olmadan doğmaz hakikat
Ve yanmadan uçmaz o kuşlar
İnsan dediğin bir yol hikâyesi
Başında unutur sonunda hatırlar
Uyuk hali dağılır bir an
Ve perde aralanır sessizce
O zaman saçların akı konuşur
Gözlerin derinliği susar ama anlatır
Güneş artık titremez
Çünkü içindeki güneş doğmuştur
Ve kuşlar
Hepsi birer birer döner yuvaya
Ne kanat sesi kalır ne rüzgâr
Sadece varışın tarifsiz huzuru
İşte o an
Acı gerçekler bile secde eder
Ve insan ilk defa
Gerçekten