Ana Sayfaya Dön

Beden

3 Mart 2026

Beden bahçe duvarını aştım da

ruha girdim.

Meğer gül bahçesiymiş…

sevda.

Hem de kara sevda.

Tenin sınırı varmış,

canın yok.

Bir eşikmiş beden,

üstünden atlanınca

insan

kendine varıyormuş.

Ruh dedikleri

boşluk sanılırdı,

oysa

kökleri derinde bir bahçeymiş.

Dikenleri kaderden,

gülleri yanıştan.

Kara sevda diyorum çünkü

aklanmış bir ateş bu.

Yakıyor ama kirletmiyor.

Küllerim ondan

kararmadı;

çiçeklendi.

Şimdi ben

kül kokmuyorum,

gül kokuyorum.

Her yandığım yerde

bir renk açıyor.

Her dağıldığım yerde

bir koku yayılıyor.

Küllerim

toprağa düşmedi,

toprak oldu.

Üzerimden geçen

her adım

bir bahar uyandırıyor.

Beden duvarmış,

ruha girince anladım.

Duvar yıkılınca

bahçe saklanmıyormuş.

Tam tersine,

bahçe

her yere taşıyormuş kendini.

Ben artık

yanmış biri değilim.

Ben

yanışı bahçeye çevirmişim.

Ve bil ki:

Kara sevda

karanlık değildir.

O,

ışığın

en derine inmiş hâlidir.