Gozlerimdeki
Gözlerimdeki Hakikat
Bir gerçeği gördü gözlerim
Bir anlığına perde aralandı sanki
Sanki içimde gizli duran bir kapı
Sessizce açıldı
O an
Ne gökyüzü değişti
Ne dünya sustu
Ama ben değiştim
Gözlerimin içinde bir sevinç doğdu
İlk defa nefes alan bir çocuk gibi
İlk defa sabaha uyanan bir gönül gibi
Ve aynı anda
Kalbimin bir köşesine
İnce bir hüzün yerleşti
Garip bir burukluk
Sanki çok eski bir hatırayı hatırlamışım gibi
Çünkü insan bir gerçeği gördüğünde
Artık eski uykusuna dönemiyor
Bir zamanlar
Kalabalıkların içinde kaybolan kalbim
Şimdi kendi sessizliğini dinliyor
Bir zamanlar
Her şeyi anlamaya çalışan zihnim
Şimdi sadece bakmayı öğreniyor
Ve içimde bir sevda büyüyor
Bu sevda
Bir insana değil yalnız
Bir yüze değil
Bir gerçeğe duyulan sevda
Beni çağıran
Ama hiçbir yere götürmeyen
Beni yaklaştıran
Ama hiçbir şeyin sahibi yapmayan
Garip bir aşk
Gözlerimde sevinç var
Çünkü o gerçeğin kokusunu aldım
Ama gözlerimde bir yalnızlık da var
Çünkü o koku
Herkesin duyduğu bir koku değil
Bazı hakikatler
Kalabalıklarda anlatılmaz
Bazı sevdalar
Sözle taşınmaz
O yüzden içimde
Sessiz bir yolculuk başladı
Her adımda
Bir şey benden düşüyor
Bir iddia
Bir gurur
Bir sahiplik
Ve her düşüşte
Kalbim biraz daha hafifliyor
Sanki ben küçüldükçe
İçimdeki âlem büyüyor
Bir gün anladım
İnsan hakikati gördüğünde
Yalnız kalmaz
Ama kalabalıkların içinde
Yalnız yürümeyi öğrenir
Çünkü herkes aynı yoldan geçmez
Kimi uyur
Kimi arar
Kimi korkar
Ama kimi de
Bir anlık bir ışık görür
Ve o ışık
Bir ömür boyunca kalbinde yanar
İşte ben o ışığı gördüm
O yüzden
Sevincim derin
Hüznüm ince
Sevdam ise tarifsiz
Şimdi gözlerimde
Hem bir bahar var
Hem bir sonbahar
Ama ikisi de aynı ağacın dallarında
Ve ben biliyorum
Bir gerçeği gördü gözlerim
O günden beri
Sevincim de
Yalnızlığım da
Sevdam da
Aynı hakikatin
Farklı yüzleri oldu.