Yoklugun
Yokluğun Sırrı
Yokluğun varlık olduğunu anlayan
Bir sessizliğin eşiğinde durur
Orada ne gürültü vardır
Ne iddia
Ne de benliğin ağır yükü
Sadece derin bir huzur
Kalbin içinden doğan
İsimsiz bir sükûnet
İnsan kendini sandığı kadar büyük değildir
Ama sandığından çok daha derindir
Çünkü insan
Kendi gölgesini bıraktığında
Hakikatin ışığıyla karşılaşır
Varlık diye sarıldığımız ne varsa
Bir gün elimizden kayar
İsimler silinir
Yüzler değişir
Zaman kendi izlerini geri alır
Fakat yokluğun kapısından geçen
Bir başka iklime ulaşır
Orada ben yoktur
Sen yoktur
Sahiplik yoktur
Orada sadece
Sonsuz bir varoluşun sessizliği vardır
İnsan o sessizlikte
Kendi kalbinin derinliğini işitir
Ve anlar ki
Kaybettiğini sandığı şeyler
Onu özgürlüğe çağırıyormuş
Bir gün insan
Kendini bırakmayı öğrendiğinde
Bir dalın rüzgâra teslim olması gibi
Bir damlanın denize karışması gibi
İşte o zaman
Korkular çözülür
Zamanın baskısı erir
Ve kalp genişler
Yokluk sandığımız kapı
Aslında varlığın en derin eşiğidir
Oradan geçen
Ne eksilir
Ne kaybolur
Sadece kendini bırakır
Ve o anda anlar
Gerçek varlık
Kendini yok sayabilen kalpte doğar
Bu sırrı gören insan
Artık dünya ile kavga etmez
Çünkü bilir
Yokluğun varlık olduğunu anlayan
Çoktan huzurun kıyısına varmıştır.