Hakikat
Hakikatin Yalnızlığı
Olmuşluğumu
Olmamışlığımı
Tartacak bir merci göremiyorum artık bu dünyada
Bakıyorum etrafa
İnsanlar konuşuyor
Sözler uçuşuyor
Fikirler çarpışıyor
Herkes bir şey anlatıyor
Ama çoğu
Kendi zihninin içinde dolaşan
Eski bir hikâyeyi tekrar ediyor
Bir rüyadan konuşuyorlar
Rüyayı gerçek sanarak
Birbirlerine cevap veriyorlar
Ama aslında
Birbirlerini duymuyorlar bile
Çünkü herkes
Kendi rüyasının içinde yankılanıyor
Birbirlerine hak veriyorlar
Birbirlerini inkâr ediyorlar
Birbirlerini yargılıyorlar
Ama uyanan yok
Ve en tuhaf olanı
Yalan söylediklerini bilmeden
Yalan söylüyorlar
Çünkü insan
Bir şeye inanmışsa
Onu gerçek sanıyor
İnandığı şey
Zihninde kök salınca
Hakikatin yerini alıyor
Sonra insan
Kendi kurduğu gölgeyi savunuyor
Bir ömür boyunca
Ben bakıyorum
Sözlerin arkasına
Yüzlerin arkasına
Düşüncelerin arkasına
Ve görüyorum
Her insan
Kendi hikâyesini taşıyor
Birinin hikâyesi korku
Birinin hikâyesi gurur
Birinin hikâyesi bilgi
Birinin hikâyesi güç
Ama hakikat
Hiçbir hikâyeye sığmıyor
İşte bu yüzden
Olmuşluğumu
Olmamışlığımı
Ölçecek bir tartı bulamıyorum
Çünkü dünyanın terazisi
Benliği tartar
Ama hakikat
Benlikten doğmaz
Benlikten geçer
Kalabalıklar konuşurken
İçimde başka bir sessizlik büyüyor
O sessizlik
Bir mağara gibi derin
Bir gökyüzü gibi geniş
Orada söz yok
İddia yok
Yargı yok
Sadece
Bekleyen bir fark ediş var
Bazen düşünüyorum
Belki de hakikat
Kalabalıkların ortasında değil
İnsanın kendi içindeki
Issız bir vadide doğuyor
İnsan o vadiye indiğinde
Kendini savunacak kimse kalmıyor
Kendini yüceltecek kimse kalmıyor
Ve orada
Bir şey kırılıyor
Zihnin bütün gürültüsü
Yavaş yavaş sönüyor
Ve insan ilk defa görüyor
Dünya dediğin şey
Bir rüyaya benziyor
İnsanlar
O rüyanın içinde konuşuyor
Kimi krallık kuruyor
Kimi savaş açıyor
Kimi haklı olduğunu kanıtlamaya çalışıyor
Ama rüya devam ediyor
Ve rüyanın içinde
Herkes kendini uyanık sanıyor
İşte o zaman
İnsan anlıyor
Gerçeği gören insan
Dünyayı küçümsemez
Ama dünyanın iddialarına da
Artık inanmaz
Çünkü görmüştür
İnsanların çoğu
Hakikati savunmuyor
Sadece
Kendi hikâyesini savunuyor
Bu yüzden
Ben şimdi
Kalabalıkların ortasında yürürken
İnsanların sözlerini dinliyorum
Ama kalbimi onlara bağlamıyorum
Onların rüyasına kızmıyorum
Çünkü uyuyan
Uyuduğunu bilmez
Ve rüyasında
Gerçekten yürüdüğünü sanır
Ben sadece bakıyorum
Ve içimde bir sükûnet büyüyor
Çünkü artık biliyorum
Hakikati tartacak mahkeme
Dünyada kurulmaz
Hakikatin şahidi
Kalabalıklar değildir
Hakikatin şahidi
Uyanmış bir kalptir
Ve bazen
Uyanmış bir kalp
Dünyanın ortasında
Sessizce yürür
Kimse fark etmeden
Ama o kalp
Bir şey bilir
Bu dünyanın bütün sözleri
Bir gün susacaktır
Bütün hikâyeler
Bir gün dağılacaktır
Ve o zaman
Gerçek
Hiç konuşmadan
Kendi kendini gösterecektir.