Icimde
İçimde bir ova var
Rüzgâr esmiyor
Ama otlar fısıldıyor
Duyuyor musun o ince titreşimi
Kulakla değil
Kalple işitilen
Sakın hoyrat adımlarla girme oraya
Orası bağırarak açılan bir kapı değil
Bir nefes kadar narin
Bu beden
Taştan bir ev değil
İçinde yankı taşıyan bir mabet
Duvarlarına çarpar sesler
Eğer sertsen
Kırılırsın
Ama sen
Ey görünmeyen öz
Yumuşakça yaklaş
Çünkü bu et ve kemik
Asıl sahibini bekleyen bir enstrüman
Parmaklarını koy nabzıma
Ritim zaten hazır
Kanım davul
Nefesim ney
Bir dokun
Ve başlasın içimdeki şenlik
Zihin karşıma geçsin
Sorularıyla
Korkularıyla
Hesaplarıyla
Beden karşıma geçsin
Ağırlığıyla
Arzularıyla
Yorgunluğuyla
Sen ortada dur
Bir çocuk gibi
Bir bilge gibi
Bir ateş gibi
Oyna
Düşünceler dağılsın
Kaslar gevşesin
Sınırlar erisin
Ben susayım
Sen konuş
Ben durayım
Sen ak
İçimdeki sessizlik
Bir mezar değil
Bir sahne olsun
Ve sen
Ey ruh
Bu dar kabuğun içinde
Kendini gizleme artık
Meydan senin
Çal müziğini
Varsın dünya anlamasın
Yeter ki içimdeki varlık
Senin ezginle
Yeniden can bulsun.