Kendime
Kendime kendimden baktım hep
Bir dağın tepesinden değil
Bir yaranın içinden baktım
Alkışa yüz sürmedim
Yargıya sığınmadım
Kalbimin en tenha yerine
Bir kandil astım
Ve ışığını saklamadım kendimden
Kendime kendimden bakmak
Bir cesaret işiydi
Çünkü kaçacak yer yoktu
Ne kalabalık
Ne mazeret
Ne de süslü cümleler
Her gece
İçimde bir kapı açıldı
Ve ben o kapıdan
Çıplak ayakla geçtim
Gördüm
Korkularımı
Kıskançlığımı
Kırılmış gururumu
Ama gördüm aynı zamanda
Sabreden yanımı
Sevmeden duramayan kalbimi
Yanıp da küle razı olan tarafımı
Kendime kendimden baktım
Ve anladım
İnsan
En çok kendini affedince büyür
Ne kusursuzdum
Ne masum
Ne de karanlıksız
Ama gerçektim
Gerçek olmak
Bazen yalnız kalmaktır
Bazen yanlış anlaşılmaktır
Bazen susmaktır
Fakat yine de
Aynanın karşısında
Gözlerini kaçırmadan durabilmektir
Şimdi içimde
Yargılayan değil
Anlayan bir ses var
Diyor ki
Kendine bu kadar dürüst olan
Bir gün aşka da
Bu kadar dürüst olur
Ve ben biliyorum
Kendime kendimden bakabildiğim için
Birini sevdiğimde
Yarım değil
Tam seveceğim
Çünkü insan
Önce kendi gözünde tamamlanır
Sonra dünyaya bakar
Ve dünya
O gözde
Yeniden doğar.