Sen
Sen sevgilimsin dedim içimden,
Bir isim vermedim,
Bir yüz çizmedim sana,
Çünkü biliyorum artık
Sevgi yüzlere sığmaz.
Sen sevgilimsin…
Bir bakışta değil,
Bir dokunuşta değil,
İçimde ansızın genişleyen
O tarifsiz hâlde.
Ne zaman sustum
Sen konuştun içimde,
Ne zaman kayboldum
Sen buldun beni bende.
Sen sevgilimsin…
Ama ne sana dokunabilirim
Ne senden ayrı durabilirim,
Çünkü aramızda mesafe yok,
Ama bir “iki” de yok.
Bazen bir rüzgâr gibi esersin,
Ama rüzgâr değilsin,
Bazen bir ses gibi duyulursun,
Ama ses değilsin.
Sen…
Adını koyamadığım yakınlıksın.
Sevgilim…
Eğer buysan sen,
Ben sana nasıl ulaşayım?
Zaten içimdeysen
Sana nasıl gideyim?
Bir an gelir,
Seni ben sandığım olur,
Bir an gelir,
Beni sen sandığım…
Ve o an
İkimiz de düşeriz,
Geriye
Sadece bir hâl kalır.
Sen sevgilimsin…
Ama bir kişi olarak değil,
Bir oluş olarak,
Bir hatırlayış,
Bir kendine dönüş olarak.
Ve şimdi anlıyorum:
Seni sevmek
Sana yönelmek değilmiş,
Seni sevmek
Sende erimekmiş.
Sevgilim…
Eğer bu bir rüyaysa
Uyanmak istemem,
Eğer bu hakikatsa
Kaybolmaktan korkmam.
Çünkü sen…
Ne geldiğin yerdesin
Ne gideceğin yerde…
Sen…
Olduğum yerdesin.