Sessizlik
Sessizlik insanlığın aradığı huzurdur
Ama insan
onu yanlış yerlerde arar
çünkü sessizliği
sadece gürültünün yokluğu sanar
Oysa gürültü dışarıda değil
içeridedir
Zihin konuşur durmadan
geçmişi taşır
geleceği kurar
olmayanı var eder
olanı bölüp parçalar
Ve insan
bu içsel kalabalığı
dış dünyanın sesi sanır
Bu yüzden kaçar
insanlardan
şehirlerden
seslerden
Ama nereye giderse gitsin
kendi gürültüsünü de yanında taşır
Ve bir gün yorulur
kaçmaktan değil
taşımaktan yorulur
İşte o an
ilk defa durur
Ve o duruş
bir kapıdır
Çünkü sessizlik
bulunan bir şey değildir
bırakılan bir şeydir
Zihin sustuğunda gelmez
zihin çekildiğinde açığa çıkar
Çünkü o zaten oradadır
Hiç gitmemiştir
hiç bozulmamıştır
Sadece düşünceler
onun üzerini örtmüştür
Sessizlik
boşluk değildir
Derin bir huzurdur
ama bu huzur
rahatlık değildir
Çünkü gerçek huzur
kaçış değildir
karşılaşmadır
Kendinle
çıplak bir şekilde
aracısız
yorumsuz
Orada
ne suçlayacak biri vardır
ne savunacak
Ne kazanılacak bir şey
ne kaybedilecek
Sadece
olanın kendisi
Ve işte o hal
insanın aradığı ama korktuğu yerdir
Çünkü huzur
benliğin devamı değildir
benliğin çözülmesidir
İnsan huzur ister
ama kendinden vazgeçmek istemez
Bu yüzden huzur
bir hayal gibi kalır
Oysa gerçek çok keskindir
Sessizlik
senin elde edeceğin bir şey değil
senin düştüğün bir haldir
Ve o hale düştüğünde
Artık aramazsın
Çünkü arayan yoktur
Artık kaçmazsın
Çünkü kaçacak bir yer yoktur
Artık tutunmazsın
Çünkü tutunacak bir şey yoktur
Ama garip bir şekilde
ilk defa tam hissedersin
İlk defa tam olursun
Çünkü eksik olan
sen değildin
Eksik olan
sessizliğin fark edilmesiydi
Ve şimdi
Her şey konuşsa da
içinde bir sessizlik vardır
Her şey değişse de
içinde değişmeyen bir zemin
Her şey gelip geçse de
içinde kalan bir duruluk
İşte insanlığın aradığı huzur
budur
Uzakta değil
gelecekte değil
başka bir hayatta değil
Tam şu anda
tam burada
Ama sadece
susabilen için görünür